Otizmli çocuklara sosyal beceriler nasıl kazandırılabilir?

Otizmli çocuklar, sosyal beceri alanında “göz kontağı kuramama, ilişki kurma ve sürdürmede zorlanma, ismiyle seslenildiğinde tepki vermeme, duygularını ifade edememe” gibi pek çok zorluk yaşarlar. Onlara sosyal becerileri kazandırmak için neler yapılmalıdır?

Sosyal beceri nedir?

Öncelikle sosyal becerinin ne olduğuna göz atmakta fayda var.

Sosyal beceri; bireylerin toplum içerisinde diğer insanlarla olumlu etkileşim başlatmalarını ve sürdürmelerini sağlayan, sosyal bilgiyi anlama ve çözümlemenin yanı sıra uygun tepkilerde bulunmaya yönelik öğrenilmiş davranışlar bütünüdür. Aynı zamanda başkalarının olumlu tepkiler vermesine yol açabilecek ve olumsuz tepkileri önleyebilecek sosyal açıdan kabul edilebilir davranışlardır. Çocuklarda sosyal beceriler altı boyutta incelenmektedir:

  1. İlişkiyi başlatma ve sürdürme becerileri: Dinleme, konuşmayı başlatma, konuşmayı sürdürme, soru sorma, kendini tanıtma, yardım isteme, bir gruba katılma, yönerge verme, yönergelere uyma, ikna etme vb.
  2. Grupla bir işi yürütme becerileri: Grupta iş bölümüne uyma, grupta sorumluluğunu yerine getirme, başkalarının görüşlerini anlamaya çalışma vb.
  3. Duygulara yönelik beceriler: Kendi duygularını anlama, duygularını ifade etme, başkalarının duygularını anlama, karşı tarafın kızgınlığıyla başa çıkma, korkuyla başa çıkma, iyi duyguları ifade etme vb.
  4. Stres durumlarıyla başa çıkma becerileri: Başarısız olunan bir durumla başa çıkma, grup baskısıyla başa çıkma, utanılan bir durumla başa çıkma, yalnız bırakılmayla başa çıkma vb.
  5. Saldırgan davranışlarla başa çıkma becerileri: İzin isteme, paylaşma, başkalarına yardım etme, uzlaşma, kızgınlığı kontrol etme, hakkını koruma, savunma, alay etmeyle başa çıkma, kavgadan uzak durma vb.
  6. Plan yapma ve sorun çözme becerileri: Ne yapacağına karar verme, problemin nedenlerini araştırma, amaç oluşturma, bilgi toplama, karar verme, bir işe yoğunlaşma vb.

Otizmli çocuklar sosyal beceri alanında şu güçlükleri yaşarlar:

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB); sosyal iletişim ve etkileşimde görülen yetersizlikler, sınırlı/yinelenen davranış örüntüleri, aynılıkta ısrarcılık, rutinlere bağlılık ve duyusal uyaranlara aşırı duyarlılık ya da duyarsızlıkla kendini gösteren ve belirtileri çok yoğun olarak 24 ay ve sonrasında ortaya çıkan bir gelişimsel yetersizliktir. Otizmli çocukların sosyal beceri alanında yaşadığı zorluklar şu şekildedir:

  • Göz kontağı kuramama ve esnek kullanamama
  • İlişki kurma ve sürdürmede zorlanma
  • İsmiyle seslenildiğinde tepki vermeme
  • Duyguları ifade edememe
  • Başkalarının duygularını, tepkilerini ve sözsüz ipuçlarını anlama güçlüğü
  • İlgi alanlarının sınırlı olması
  • Çevresindeki kişilerden çok nesnelere ilgi duyma
  • Kendisine dokunulduğunda direnç gösterme
  • Rutin davranışlara bağlı kalma ve değişikliklere aşırı teki gösterme
  • Grup halinde gerçekleştirilen aktivitelere uyum sağlamakta zorlanma
  • Başkalarına yaklaşma veya sosyal etkileşimde bulunma olasılığının düşük olması; kendini uzak tutmak, yalnız olmayı yeğleme.

Peki, neler yapılmalı?

Otizmli çocukların bilişsel ve öğrenme özellikleri normal gelişim gösteren çocuklardan niteliksel olarak farklıdır. Öğrenilen bu sosyal becerilerin ezbere ve mekanik bir şekilde yapıldığı gözlenmektedir. Bu nedenle otizmli çocuklara beceri öğretmek yeterli değildir.

Bunun yerine farklı sosyal durumlara uygun şekilde davranışlarını uyarlayabilme becerilerinin geliştirilmesi, diğer bir deyişle zihin kuramını kazanmaya yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir.

  • Günlük yaşamdaki sosyal becerilerin tek tek öğretilmesi yerine, bütün becerilerin kullanılması için geçerli olan genel aşamalar öğretilerek, bireye farklı sosyal durumlarla ilgili sorun çözme becerisi ve öz denetimi öğretmek amaçlanmalıdır.
  • Otizmli bireylerin işitsel girdilerden çok görsel girdilerle daha iyi öğrendiği birçok çalışmayla gösterilmiştir. Görsel stratejilerin kullanıldığı çalışmalarda sosyal beceri kazanımlarının hızlandığını gösteren çalışmalar vardır. Görsel materyaller eşliğinde bu beceri desteklenmelidir.
  • Bilişsel süreç yaklaşımına dayalı sosyal beceri öğretiminde; sosyal etkileşim örnekleri, sosyal öyküler ve resimlerle sunulmalı, öykülerin başında ve sonunda bireylere neler yapılacağı aşamalar halinde özetlenmelidir. Her öykünün başında nasıl bir problemin olduğu açıklanmalı, sonunda ise ortaya konulan çözüm yolunun olumlu sonuçları tartışılmalıdır.
  • Karşılıklı iletişim becerisi rol-model olarak kazandırılabilir. Çocuğa konuşma sırasında nasıl soru sorabileceği ve konuşan kişiye nasıl geri bildirimde bulunabileceği gösterilebilir. Çocuğun karşısındaki kişiye soru sormasına imkan sağlanmalı ve yönlendirmelidir.
  • Ayrıca duyguları tanıma ve ifade etme becerisi kazandırabilmek için resimler yoluyla yüz ifadelerinin ne anlama geldiği, mimik taklitleri ve hikayelerle insanların hangi durumlarda neler hissettiği öğretilmelidir.

G.Sevinç Yumşak – Psikolog & Aile Danışmanı

Yorum Yapılmamış

Düşüncelerini Paylaş

Yukarı