otizm hakkında her şey

Otizm hakkında merak edilenler

Otizm nedir?

Otizm veya Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) nörolojik ve gelişimsel bir bozukluktur. Otizmde beynin farklı bölgelerinin bir arada çalışamadığını söyleyebiliriz. Belirtileri erken çocukluk dönemine (0-3 yaş arasına) dayanır. Hayat boyunca devam eder.

Sebebi nedir?

Nasıl ve neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı düşünülmektedir, bu sorunlar beynin yapısını veya işleyişini etkilemektedir. Aile yapısıyla veya ekonomik koşullarla bir ilgisi saptanmamıştır. Kalıtsal olabileceğine dair bulgular varsa da buna yol açabilen gen bulunabilmiş değildir.

 Görülme sıklığı nedir?

Centers for Disease Control Prevention’ın (Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezi) 2014 yılı verileri, her 68 çocuktan birinin otizm gösterdiğini vurgulamaktadır. Erkek çocuklarda kız çocuklarından 4 kat daha fazla görülmekte, ancak kız çocuklarda daha ağır seyretmektedir.

Otizmden ne zaman kuşkulanmak gerekir?

Çocuğun davranışları ve gelişimi, diğer çocuklardan farklıysa, karşısındakiyle göz göze gelemiyorsa, ismiyle seslenilince bakmıyorsa, sürekli zıplamak ve sallanmak gibi hareketler yapıyorsa, konuşmada geriyse, bazen duymuyor gibi davranıyorsa, bazı kelimeleri veya motor davranışları (el, kol hareketleri, mimikler gibi) sürekli tekrarlıyorsa otizmden kuşkulanılabilir.

Türkiye’de çoğu aile çocuğunun otizm olduğunu anlamıyor. Çünkü otizm herhangi bir metabolik sorunu kapsamaz. Çocuklar fiziksel olarak gayet sağlıklıdırlar ve motor gelişimleri genellikle iyidir. Bazen fazla hareketli olurlar; adlarıyla seslenilince tepki vermeme, bir etkinliğe odaklanamama gibi zorlukları bu hareketlilikle ilişkilendirilebilir ve aileleri yanıltır. Aksine daha sakin ve hipoton bir yapıda olduklarında, çocuk çok dikkat çekmez ve hatta “uslu” bir çocuk olarak tanımlanabilir. Ayrıca otizm, birkaç farklı sendromda görüldüğu gibi fiziksel bir özellik taşımaz, örneğin çekik gözler, büyük eller veya kulaklar gibi. Bu nedenle aileler herhangi bir “problem” konduramazlar çocuklarına. Son olarak çocuk gelişen bir varlık olarak görülür ve iletişim veya hareketlilikle ilgili problemler için aileler, sıkça “düzelir” diye düşünürler. Ailelerin bu problemleri fark etmeleri ve çocuklarının farklı olduğunu görmeleri ise genelde başka çocuklarla bir araya geldiğinde gerçekleşir.

Otizm nasıl teşhis edilir?

Dünyanın çeşitli ülkelerinde kullanılan otizm spesifik tanı kriterleri vardır. Dünyaca kullanılan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’nda (DSM 5), otizm tanı kriterleri üç alana ayrılır. Birincisinde, toplumsal etkileşimde nitel bozulma olarak tanımlanan kriterler bulunur; bunlar vücut dilini kullanamama, duygusal olarak karşılık verememe ve yaşıtlarıyla uygun ilişkiyi kuramamadır. İkincisi iletişimdeki nitel bozulmalardan oluşmaktadır ve sözel iletişimi (konuşmayı) bir iletişim aracı olarak kullanmaktaki zorlukları, tekrarlayıcı söz kalıplarını kullanmayı ve oyun becerilerinde taklit becerilerinin veya hayali oyun oynama becerilerinin kısıtlı olmasını kapsamaktadır. Üçüncüsü ise otizmli çocukların davranışlarında ve ilgi alanlarında bir kısıtlılık ve bir tekrarlayıcılık olması, uğraşılarının işlevsel olmaması (örneğin oyuncağın sadece küçük bir parçasıyla ilgilenip onu dakikalarca amaçsız çıkarıp takmak) ve yineleyici el, kol, parmak hareketleri bulunmasıdır.

Belirtileri nelerdir?

  • Sözel veya sözel olmayan becerilerde gecikmeler veya zorluklar görülmektedir. El-kol hareketlerini kullanamama, göz göze gelememe gibi.
  • Konuşmada gecikme yaşarlar, hatta bir kısmı hiç konuşmaz.
  • Sosyal paylaşma becerilerinde bozulmalar olur. Otizmli çocuklar, diğer insanlarla eğlenme, örneğin ilgilendikleri nesneleri getirip annelerine gösterme gibi paylaşımlarda bulunmakta zorlanırlar.
  • Otizm gösteren çocuklar doğal yollarla kendini ifade etme, karşılıklı duygu paylaşımı, ilişki kurma ve sürdürmede güçlük çekerler.
  • Yaşıtlarıyla oyunlara katılamaz ve uygun ilişkiler geliştiremezler.
  • Taklit becerileri zayıftır, imgesel ya da toplumsal taklitlere dayalı oyunları kendiliklerinden oynayamazlar; zaten iletişim bozukluklarının temelinde yatan budur.
  • Sınırlı ilgi alanlarına sahip olurlar; örneğin sadece legolarla oynarlar.
  • Davranışları tekrarlayıcı olur, aynı el-motor hareketlerini dakikalarca tekrarlayabilir veya bir nesne ile saatlerce yineleyici bir şekilde ilgilenebilirler.
  • Duyusal sorunları da vardır. Örneğin, görsel, işitsel, dokunma ve tat gibi uyaranlara maruz kaldıklarında hassasiyet ve rahatsızlık duyabilirler.
  • Vücut farkındalığı ve hareket sistemlerindeki sorunlar sebebiyle sürekli koşmak, zıplamak, hareket etmek eğiliminde olabilirler.
  • Sıkça hiperaktivite, dürtü kontrol problemleri otizme eşlik edebilir.
  • Empati kurmakta, başkalarının üzüntü ve sevinçlerini anlamakta zorlanırlar.

Tedaviyle otizm yenilebilir mi?

Ne yazık ki otizmi tamamen ortadan kaldıracak bir ilaç ve tedavi yöntemi yoktur. Ancak erken teşhis ve uygun tedavi yöntemleriyle otizmli çocuklar önemli gelişmeler gösterebilmektedirler.

Tedavi nasıl yapılmalıdır?

Mutlaka uzmanlara başvurulmalıdır. Psikiyatrist veya nörolog tıbbi takibi yapar, uzman psikolog, özel eğitim uzmanları, fizyoterapist ve duyu bütünleme uzmanları eğitim ve tedavi programını yürütürler.

Tedaviden ne beklenmelidir?

Özel eğitim programları, dil ve iletişim terapileri, duyu bütünleme terapileri aracılığı ile çocuğun tüm alanlarda gelişmesi, düzenli ve sistemli bir takip ile değerlendirilmesi otizmli çocukların kısa sürelerde olumlu gelişmeler sergilemesine yol açar.

Otizmli çocukların öğrenme özellikleri nelerdir?

Otizmli çocuklar ile çalışan uzmanlar, bu çocukların ihtiyaçlarını en doğru ve eksiksiz şekilde karşılamak adına değerlendirirler ve öğrenme özelliklerine göre eğitim programı tasarlarlar. Öğrenme özellikleri için genel bir kalıp bulunmamaktadır. Bazı otizmli çocukların görsel hafızaları güçlü olabilir ve onunla daha çok çeşitli görsel materyaller kullanılır (örneğin resim kartları, videolar, figürinler gibi). Bazı çocukların ise işitsel algıları güçlüdür ve bu nedenle eğitim süresince şarkılar, tekerlemeler, çeşitli melodiler ve müzik aletleri kullanılır. Son olarak daha çok dokunsal olarak ve hareketle öğrenen çocuklarla ise el becerilerini kullandırarak, materyallerin dokularıyla oynayarak eğitim verilebilir.

Otizmli çocukla doğru iletişim kurulması erken tanı kadar önemli. Otizmli çocuklarla nasıl iletişim kurulmalıdır?

  • Çocukla yüz yüze ve göz göze gelinmeye çalışılmalıdır.
  • Çocuğun tercih ettiği oyunlar veya iletişim araçları tercih edilmelidir.
  • Pes etmeden iletişim kurma çabası sürdürülmelidir.
  • Hayali oyunlar geliştirilmelidir.
  • İletişim kurulurken kısa ve net cümleler kullanılmalıdır. Doğru bir davranış sonucunda abartılı mimikler ve tonlamalar kullanılabilir, ama komutlar veya sohbet esnasında normal ses tonu tercih edilmelidir.
  • Çocuğa seslenildiğinde veya yönerge verildiğinde peş peşe tekrarlanmamalıdır, bir kez veya en fazla ikinci kez söylenmeli, çocuğa tepki vermesi için fırsat sunulmalıdır.
  • Yetişkinle iletişim kurma çabaları pekiştirilmelidir.

Aileler otizmli çocuklarına nasıl davranmalıdır?

Otizmli çocukların günlük yaşamlarını düzenlemek için çizelgeler kullanılabilir. Otizmli çocukların kaygı düzeyleri yüksek olabilir ve zaman kavramı birçoğu için çok soyut kalmaktadır. Bu kaygı ise birtakım tekrarlayıcı davranışlara veya davranış problemlerine yol açabilir. Bu nedenle kaygı durumlarını en aza indirgemek adına günleri planlanıp, anlayacakları düzeyde günlük bir çizelge oluşturulabilir. Örneğin resimlerle okul, ev, spor, duş ve uyku etkinlikleri sıralanabilir.

Diğer yandan bağımsızlık kazandırmak adına günlük yaşam becerileri desteklenebilir. Boş bir zamanını verimli bir şekilde etkinliklerle geçirmesi veya kendine sandviç hazırlaması gibi.

Otizmli çocuklar rutinlerine çok bağlıdırlar ve değişikliklere tepki verebilirler; bu nedenle değişiklikler anlatılmalı ve bunlara hazırlanmalıdırlar.

En önemli nokta ise ailelerin uzmanlarla işbirliği içersinde olup, gerçekleştirilen seanslar sonrasında tekrarlar yapmaları veya davranışsal problemler varsa ortak bir tutum sergilemeleridir.

Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı

Yorum Yapılmamış

Düşüncelerini Paylaş

Yukarı