128504613_picnik

Çocuklarınızın üstünün başının kirlenmesinden korkmayın!

Yapılan araştırmalara göre; bebeklik döneminde daha düşük seviyede mikroplara maruz kalan kişilerin stresin pro-enflamatuar etkilerine karşı çok daha duyarlı oldukları bulundu. Pratik anlamda bunun anlamı, çocuklar  daha çok mikroba maruz kaldıklarında, mikropların bağışıklık sistemini o kadar iyi yönde geliştirdiği ve sonrasında stres kaynaklı oluşabilecek fizyolojik reaksiyonların önlenmesinde çok önemli rol oynadıkları. Basitçe ifade etmek gerekirse, kir bizi psikolojik açıdan da daha güçlü kılar.

Bunu koruyucu bir aşılanma gibi düşünürsek, çocuklara kirli olma şansı verilirse, strese uzun süre direnebilmelerinin önünü açabilir.  Aslında, çocuklara “doğadaki vahşi ortamlarını” geri vermek; fiziksel ve psikolojik sağlıkları için mükemmel bir strateji.

Doğada olmanın  sakinleştirici bir etkisi var. Scientific American’daki bir makale, hastanelerin peyzaj mimarlarıyla hastalar için bahçeler inşa ettikleri veya hastaları ağaç gören yerlerde konumlandırdıklarında, hastaların daha hızlı iyileşip daha az ağrı kesici ilaç kullandıklarını buldu. Belki de dışarıda oynarken tırnaklarımızın içine giren kirler, stresten kendimizi korumak için yapabileceklerimizi tetikler. Çocuklarınızı dışarıda bırakmak için elinizden geleni yapın, sonra da onların peşinden gidip kendinizi de kire ve pasa bulayın.

 

Kaynakça; T. McDade et al. (2013). Do environments in infancy moderate the association between stress and inflammation in adulthood? Initial evidence from a birth cohort in the Philippines. Brain, Behavior, and Immunity, 31,23-30. Doi: 10.1016/j.bbi.2012.08.010

Uzman Gelişim Psikolog Hazal Çelik

Yorum Yapılmamış

Düşüncelerini Paylaş

Yukarı