anneler günü

Anneler Günü’nün en güzel hediyesi, “Kendine güvenen, mutlu çocuklar”dır!

İnsan hayatta sadece iki şeyin peşinden koşar; biri güven duymak, diğeri mutlu olmak. Birey bebekliği, çocukluğu, ergenliği, gençliği ve yetişkinliğinde bilinçli veya bilinçsiz olarak yaşadığı ve öğrendikleriyle şekillenir; iyi ya da kötü davranışları da, aldığı kararları da hep mutlu ve güvende olmak dürtüsüyle hayata geçirir.

Kucağınıza aldığınız (alacağınız) bebeğiniz de her insan evladı gibi öncelikle sizden (annesinden) tüm yaşamı boyunca bunu bekleyecektir. Siz de kendi yaşamınız boyunca öğrendiklerinizi, düşündüklerinizi ona yansıtacak ve onun kendi inandığınız şekilde “mutlu ve güven’’de yetişmesi için bildiklerinizi elinizden geldiğince uygulayacaksınız. Küçükken yeterli sayıda oyuncağınız olmadığı için mutsuz hissettiyseniz çocuğunuza tam tersini yapıp ona gereğinden fazla oyuncak alıcaksınız ya da baskıcı bir ailede yetiştiyseniz çocuğu aşırı serbest bırakacaksınız neticelerini düşünmeden. Ya da tersini değil de ne gördüyseniz direkt onu uygulayacaksınız; çünkü bildiğiniz bu, aldığınız anne modeli bu, iyi ya da kötü sorgulamadan. Belki tüketim toplumunun etkisi altında kalacak, “en özel çocuk, en mutlu bebek, en güzel anne” olarak sosyal medyanın bitmek bilmeyen selfie’lerinin çemberinde çocuğunuzu ve kendinizi egosantrik bir şekilde yetiştirme eğilimi de gösterebileceksiniz. Ya da bunların hepsi biraz biraz olacak çocuğunuzu yetiştirirken.

Tüm bunların sonucunda çocuk gelişirken zaman geçtikçe ister istemez anlaşılmaz, kontrol edilemez hale gelebilir. Ona verdiğiniz sözleri tutmuyorsanız iletişim kopuklaşabilir, sizi dinlemez, istekleri olmayınca ağlar ya da öyle bağlanmışsınızdır ki çocuk ne sizden kopabilir ne de sizin gitmenize izin verir. Asıl önemli olan bu noktadan sonra yapacaklarınızdır. Görmezden gelmek mi yoksa abartmak, kızmak mı yoksa her istediğini vermek mi?..

Çocuk yaşadığı her şeyi istisnasız kodlar (ilerde bunları hiç hatırlamasa bile) ve o zeminde yaşamı örüntüler, tepkiler üretmeye başlar. Tüm yaşamını etkileyecek şekilde davranış mekanizmalarını oluşturur. 0-6 yaş çok önemlidir. Tüm görüntüleri, sesleri, duyuları ayrıntısıyla yaşattığı duyguya bağlar ve tepki oluşturur. Bunlar da zamanla düşüncelere dönüşür. Bunun takibinde davranış geliştirir. Bu yüzden gerçekten çocuğun yaşamının ilk yıllarında özenli, farkındalıkla, sağduyuyla, sabırla ve doğrusuyla yaklaşmak gelecek yıllar açısından inanılmaz önemlidir.

Bugün kabul etmek gerekirse, varolan yaşam koşulları bizim sahip olduğumuz yaşantıdan çok daha farklı. Sosyal, ekonomik, teknolojik değişiklerden dolayı çocuğumuzun içine doğduğu dünya belki karamsar görünebilir. Çocuğumuzun önceliklerini belirlemek, iyiyi ve kötüyü net bir şekilde vermek, ona seçim şansı sunmak, paylaşmasını, sorumluluk almasını, mücadele etmesini öğretmek, toplumda kendini vareden ve kendisini doğru ifade edebilen birey olarak yetiştirmek için bize çok iş düşüyor. Bu konuda başarılı olmak aslında çok kolay ama sadece bir koşulu var: O da bakış açımızı değiştirmek, kendimizi geliştirmek, iyi bir model olmak için çaba sarfetmek; yani çocukla sağlık bir bağ kurmak ve onun dünyayla sağlıklı bir bağ kurmasını sağlamak için kendi gerekli iç donanımımızı kazanmak.

Çocuklarınızın sağlıklı bir şekilde, gerçekten mutlu ve güvende olmasını istiyorsanız ona gerçekten kalpten mutluluk verin, güvende hissettirin. Özellikle duygusal bağlamda. Sadece ona zaman ayırdığınız günlük vakit diliminiz olsun, oyun oynayın, aktiviteler yapın, gezin ve gerçekten gülün, gerçekten eğlenin, bir çocuğun dünyasından bakın olaylara ve sevginizi vererek gerçek bir bağ kurun. Onun gerçekten güvenini kazanın ki çocuk güveni, güven duymayı öğrensin ve ilerde güven verebilen bir birey olabilsin. Şunu bilmekte fayda var: Ne verirsen onu alırsın. Çocuklarımız aslında bizim eserimiz ve onların gelişimlerine yapacağımız doğru müdahaleler ve doğru bir model olma halimiz ona verebileceğimiz en güzel hediye. Bunları yapalım ki onlardan Anneler Günü’nde en güzel hediyeyi alabilelim: Kendine güvenen, mutlu çocuklar!

Tuğba Karabulut

Fizyoterapist – NLP Eğitmeni

 

Yorum Yapılmamış

Düşüncelerini Paylaş

Yukarı